Erdal Leblebici

 

 

1967 Kasım’ında İzmir’de başladı yolculuğum..
Üç tarafı bahçelerle çevrili, tek katlı, sevgi ve huzur dolu bir evde geçti çocukluğum..
Renk renk çiçeklerimiz, meyve ağaçlarımız, hiç eksilmeyen kedilerimiz, köpeklerimiz, kuşlarımız, türlü böceklerimiz, tavuklar ve horozumuz Çiki tabii ki…
Sayamadıklarım affetsin beni..
Onlarca, yüzlerce canlı-cansız dostlarla mutlu geçen bir çocukluk…
Ne büyük keyif, ne büyük şans..

,
Bugün doğaya, doğal olana beni aşık eden;
başta güzel ailem olmak üzere, o özel yılları benim için unutulmaz kılan bütün candostlarıma teşekkür ediyorum..
Hepinize tek tek ve tüm içtenliğimle…
İyi ki vardınız ve hep benimle olacaksınız…
Çocukluk ve ilk gençlik zamanlarım böyle keyifli geçtikten sonra her zaman yanımda olan canım biraderimin yüreklendirmesi ve
büyük desteğiyle, Grafik Tasarım eğitimi aldığım üniversite yıllarım başlamış oldu.. DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi mezuniyetimle birlikte Tasarım ile geçen çeyrek asırdan fazla bir yolculuk süreci geldi ardından..

Ve 2020’lere gelirken bitkileri, kabukları kaynatarak, karıştırarak başlayan doğal aktarım hallerim.. Beni mutlandıran yeni bir yola adımımı atmış oldum böylelikle biraz gecikmeli olsa bile :)
Hep ışıldayan gözlerini hatırladığımda içimin gülümsediği canım
Ayşemin el ve enerji vermesiyle biraraya geliverdi aslında birçok şey..
Engin tabiatın önümüze serdiği varlıkların küçük bir bölümünü de olsa, her birinin saflığını incitmeden, özlerinde özenle korudukları renklerini;
yerin altındaki, üstündeki, göğün yüzündeki güzel ruhlara içtenlikle aktarabilmek niyetiyle yolculuğuma devam ediyorum..
Görünür ve dokunur olmayı bekleyen, ruhlarımızı şifalandıracak sayısız renklerin, canların varlığı, yeni yöneldiğim bu yolda beni çok heyecanlandırıyor..